Sorumluluk — Yoksulluğu, Zayıflığı ve Çaresizliği Yok Eden Tek Silah

Hayatımda geç fark ettiğim acı bir gerçek var: insanı yoksul yapan para eksikliği değildir — sorumluluktan kaçmasıdır. İnsanı zayıf yapan düşmanları değildir — kendi işini başkasına yıkma alışkanlığıdır. İnsanı çaresiz yapan imkan eksikliği değildir — “benden bir şey olmaz” yalanına inanmasıdır.

Bu hayatta kimsenin yenemediği tek bir silah vardır: sorumluluk.

Sorumluluktan kaçan, ömür boyu köle kalır

İnsanlar sorumluluk kelimesinden korkar. Çünkü sorumluluk:

  • Bahaneyi öldürür.
  • Korkaklığı ortaya çıkarır.
  • Seni kendinle yüzleştirir.

Bu yüzden herkes kaçar. Çünkü sorumluluk geldiğinde oyun biter; çocukça bahaneler anlamını kaybeder.

Sorumluluktan kaçan insan hayatını asla kontrol edemez. Sürekli şikayet eder, sürekli kırgındır, sürekli suçlayacak birini arar. Çünkü hiçbir şey kendi elinde değildir.

Acı ama gerçektir: İnsan yoksul doğmayabilir ama sorumluluksuz ölürse mutlaka yoksul ölür.

Sorumluluk — özgürlüğün ağır ama gerçek bedelidir

Herkes özgür olmak ister, fakat kimse bedelini ödemek istemez. Özgürlük “istediğimi yaparım” değildir. Özgürlük: “Sonucuna da ben katlanırım.”

Bu cümle çoğu insanın belini kırar. Çünkü sorumluluk ağırdır — ve onu sadece karakteri sağlam olan biri taşıyabilir.

Sorumluluğu kabul ettiğinde hayat anında değişir:

  • Artık suçlu aramazsın — çözüm olursun.
  • Dünyaya kızmazsın — oyunu kuralına göre oynarsın.
  • “Ne yapayım?” demezsin — “Bunu böyle çözeceğim.” dersin.

Sorumluluk, korkağı lidere çeviren mekanizmadır.

Yoksulluk kader değildir — sorumsuzluğun sonucudur

Yoksul insan asla kendi hatasını kabul etmez. Her zaman bir suçlu bulur:

  • devlet,
  • şartlar,
  • insanlar,
  • dünya,
  • şanssızlık.

Oysa yoksulluğun kökü tektir: kendi hayatının direksiyonunu eline almamak.

Sen sorumluluğu aldığında çok ilginç bir şey olur: hayat sana yol vermeye başlar. Çünkü sorumluluk alan insana evren engel olmaz.

Zayıflık = sorumluluk eksikliğidir

Zayıf insan gününü şu şeylerle harcar:

  • korku,
  • başkalarının ne dediği,
  • eleştiriler,
  • geçmiş.

Güçlü insan ise gününü bir şeyle harcar: sorumluluk.

Zayıflığın formülü basittir: çözümü başkasından beklemek.

Gücün formülü daha da basittir: çözümü kendin yaratmak.

Sorumluluk — hayatı yönetmenin en kısa yoludur

Şu cümleyi söylediğin anda hayat değişir: “Ne olduysa sorumlusu benim.”

Çünkü o andan itibaren:

  • şikayet etmek anlamsız olur,
  • bahaneye yer kalmaz,
  • korku vakit kaybı olur.

Sorumluluğu alan insanın başka seçeneği olmaz: büyür. Çünkü sorumluluk insanı zorla geliştirir.

Sorumluluk — çaresizliği yok eden güçtür

Hayatta iki yol vardır:

  1. Ya çaresiz olursun,
  2. Ya sorumlu.

Bu ikisi bir arada durmaz. Çaresiz olan cevap bekler. Sorumluluk sahibi olan cevabın kendisi olur.

Hayatını düzeltmek için dahi olmaya gerek yok. Sadece sorumluluğu al — gerisi kendiliğinden gelir.

Son söz: Sorumluluktan kaçan, hayattan kaçar

Bu cümleyi bir yere yaz:

Sorumluluk, kimsenin senin yerine açamayacağı kapıların anahtarıdır.

Sorumluluk zayıf adamı güçlü adama çeviren yüksek bir basamaktır. Onu taşıyan yükselir. Kaçan ise ömrü boyunca aşağıdan bakar.